Ülkemizde Finansman ve Risk Yönetiminin Üç Temel Taşı

Bilindiği üzere şirketlerin yönetmesi gereken finansal risklerin en önemlileri likidite, piyasa (döviz kuru ve faiz) riskleridir.

Ülkemizde birçok KOBİ statüsündeki şirket bu risklerin farkında bile değildir. Bünyesinde finansmancı istihdam etmeyen şirketler var olduğu gibi, muhasebeci olarak istihdam ettiği kişiden finansmancı olarak da yararlanan şirketler bulunmaktadır.

Likidite Yönetimi: Şirketlerin üretim, satış fonksiyonları kadar önemli bir işi nakit akımı yönetimidir.

Nakit olmadan ne yapabiliriz ki!

Vadesi gelen borcu zamanında ödeyemeyiz. Girdi tedarik edilen firmalara da ödeme yapamayız. Firmamızın müşteri, tedarikçi ve bankalar nezdinde algı değeri düşer.

En az bir yıllık nakit akımlarını her gün analiz eden bir finansmancı nakit açığı veya fazlası dönemlerini yakından izler ve likiditeyi yönetir. Finansman açığının giderilmesinde vade, tutar ve faiz oranını saptamak için piyasaların yakından izlenmesi gerekmektedir. Bunun yanısıra, şirketin büyümesi, anahtar performans göstergelerinin iyileşmesi için üst yönetime borçlanma/öz kaynak artışı önerileri getirilmesi de finansçının görev alanına girmektedir.

AA Kurumsal Gelişim olarak, birçok firmaya nakit akımlarının tutulması, finansman gereksinimleri için bankalarla olan ilişkilerinin geliştirilmesi ve en uygun maliyet-vade alternatiflerinin ekonomik göstergelerin/beklentilerin ışığında belirlenmesi hususlarında danışmanlık hizmeti verilerek şirketlerin finansman giderlerinin mümkün olan an az seviyede tutulması sağlandı.

Kur Riski Yönetimi: Dış ticaretle uğraşan, turizm ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren bazı firmalarda alacak-yükümlülük arasında var olan kur riski uyumsuzluğu mutlaka analiz edilmeli ve yönetilmelidir. İhracatçı firmalar ihracat bedeli geldiğinde dövizlerini satmak yerine döviz kurunun göreceli yüksek olduğu dönemlerde türev ürünleri kullanarak vadeli veya döviz opsiyon işlemleri ile kendini kur riskine karşı koruyabilir.

AA Kurumsal Gelişim olarak ithalatçı bir firmaya verdiğimiz danışmanlık kapsamında, döviz kurunun hızla arttığı bir dönemde söz konusu firmanın ödeme gününü beklemeden 3 ay vadeli forward döviz (bugünden 3 ay sonraki kurun sabitlenmesi) alımı işlemi yapması ile yüzde 10 civarında bir kar elde etmesi sağlandı.

Faiz Riski Yönetimi: Piyasalardan borçlanma yapılırken, önümüzdeki dönemde faizlerin yukarı veya aşağı yönlü gideceği hususunda beklentiler hayati öneme haizdir. Sabit veya değişken faiz seçiminin doğru yapılması, borçlanacak firmalar için zaman içinde doğrudan kar/zarar tablosuna yansıyacak bir eylemdir. Faizlerin en düşük olduğu ve faizlerin yükselmesinin beklendiği dönemlerde sabit faizle borçlanılması gerekir. Üç veya altı aylık faiz ödemeli borçlanmalarda faizlerin düşmesinin beklendiği konjonktürde değişken faiz seçilmelidir.

AA Kurumsal Gelişim olarak verdiğimiz bir danışmanlık hizmetinde, ABD doları faizlerinin düştüğü ortamda ilgili firmaya değişken faizli (LİBOR) borçlanma önerisi yaptık. Ayrıca ilgili firmaya 1 yıl yerine 3 yıl vadeli borçlanma yapması da önerildi. Böylece, firmanın finansman giderleri ciddi anlamda azaldı ve sabit faizli borçlanma alternatifine göre kıyaslamalı avantaj sağlandı.

Ülkemizde finansman ve risk yönetiminde başarıyı sürekli kılmak istiyorsak burada belirttiğimiz “üç temel taşı” bir arada düşünebilme becerimizi geliştirmek durumundayız.

Ertan TANRIYAKUL

ÖNCEKİ YAZIİkinci Nesilden Tarafıma İletilen Bir Mektup
SONRAKİ YAZIKendine Ulaşmak Üzerine